Manisa
Sandal - Emre
Sandal Divlit Volkan Konisi
Kula volkanizmasının 4. Evresinde (Yaklaşık 25 bin yıl önce) oluşmuş en önemli volkanik şekillerden biridir. Oluşumu ve şekil özellikleri açısından sinder koni veya skorya konisi tipindedir. Sinder koniler, volkan bacasından püsküren çeşitli boyuttaki materyallerin (piroklastik maddeler) havada katılaşıp baca etrafında birikmesi ile oluşmuş dik yamaçlı volkan konileridir. Koniyi oluşturan parçalar çok ince taneli kül boyutunda malzemeden çapı 1metreyi geçebilen boyutta volkan bombalarına kadar çok farklı farklı boyutlarda olabilir. Kula yöresinde bu tip volkan konilerine “divlit” adı verilir.
Sandal divlit konisi genellikle siyah koyu kahve rengi genellikle fındık-mercimek boyutunda, çok boşluklu, gevşek unsurlardan (skorya) meydana gelmiştir. Koninin denizden yüksekliği 900m çevresine göre nisbi yükseltisi 150 metredir. Koninin krater genişliği yaklaşık 225 metredir. İzmir- Ankara kara yolu üzerinden görülebilen koni, Kula volkanizmasına bağlı oluşmuş en karakteristik konilerden biridir. Doğal yapısını önemli ölçüde korumuş olan Sandal Konisi (Sandal Divlit), Türkiye’nin en genç volkan konilerinden biri durumundadır.
Tabduk Emre ve Yunus Emre Türbesi
Anadolu’da Türkçe şiirin öncüsü kabul edilen Yunus emre, tasavvuf ve halk şairidir. 13. yüzyılda yaşayan düşünürün hayatı hakkında çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Bunun en bilineni ve kabul göreni, Hacı Bektaş-ı Veli Dergâhı’nda bir süre bulunduktan sonra, Hacı Bektaş-ı veli tarafından Tapduk Emre Dergâhı’na gönderilmiş ve burada olgunlaşmıştır. Yunus Emre’nin Hocası Tabduk Emrenin yanına defn edilmek istediği rivayet edilir. Doğumu gibi ölüm yeri ve tarihi de tartışma konusu olan Yunus Emre’nin ve Hocası Tabduk Emre’nin türbelerinin burada olduğu düşünülmektedir.
Yunus Emre, şiirlerinde barış, sevgi, kardeşlik gibi mesajlarla çağının çok ötesine seslenir. Bu yönüyle sadece Anadolu için değil, bütün insanlık için ortak bir değer olarak kabul edilir. Ölümünün 700. yılı anısına UNESCO’ 2021 yılını Yunus Emre Yılı ilan etmiştir. Her yıl çok sayıda ziyaretçi alan türbe, kültürel miras açısından oldukça önemlidir.
Carullah Bin Süleyman Camii
Kula 15. Yüzyıldan kalma birçok tarihi camiye ev sahipliği yapmaktadır. Bu camilerden en ilginç ve benzersiz olanı, Carullah Bin Süleyman Camisidir. Camiyi ilginç kılan, İslami yapılarda yaygın olarak kullanılan desen ve süslemelerin aksine bu caminin süslenmesinde inşa edildiği dönemde nadir görülen apartman ve piyano resimlerinin, ayrıca şehir portrelerinin ve meyve tabaklarının duvar süslemesi olarak kullanılmasıdır.
Emre Mahallesi’nde bulunan bu camii 1547-1548 yıllarında yapılmış ve bir külliyenin parçasıdır. Öğrenci odaları, derslikler, aşevi ve hamamdan oluşan külliyeden sadece camii ayakta kalmıştır. Resimli Camii olarak da bilinen bu camii tam olarak bir hoşgörü örneğidir. Caminin içindeki hat eserleri (duvar resimleri), Hattat Banazlı Mustafa Demni’ye aittir.